Page 56 - Gümüşhane Vizyon
P. 56

Deneme



              KEKLİK



              Kadim şehir Gümüşhane, her zaman seyyahların dikkatini              larını anlatıyor. Bir binbaşı han’a ge-
              çekmiştir. Nasıl çekmesin ki? On binlerin denizle buluşmasını       lerek Gümüşhane valisinin kendileri
              sağlayan tepeler, antik kavimler Diriller, Tizanlara ev sahipli-    ile görüşmek istediğini söyler. İki sey-
                                                                                  yah sadece bir röportaj yapar döneriz
              ği yapan yerleşim yerleri, İpekyolu durağı, hanlar, kervanlar,      düşüncesiyle, arabalarını gönderip
              madenler yatağı…                                                    (işleri bitince  Tekke civarında ara-
                                                                                  baya yetişeceklerini tahmin ederek),
                ADEM EZBER/ARAŞTIRMACI-YAZAR                                      binbaşı ile valiliğe doğru (Eskişehir’e)
                                                                                  yol almaya başlarlar. Dönemin Gü-
              Harşit  aktıkça  gönüller  ferahlamış,                              müşhane  Valisi Mehmet  Şevki Bey
              rüzgâr estikçe ufuklar dağlar ardına                                (Mutasarrıf)  , Trabzon  Valiliğinden
              aşmış, bir  parıltı ”Gümüş” olmuş,                                  gelen bilgiye göre kısa süreli gözaltın-
              umut  olmuş  dağların  avucundaki                                   da tutulacakları bilgisini paylaşır ve
              şehre. Öten bülbüller, süslü keklikler,                             gönderilen  arabalarını  geri  getirmek
              inatçı keçiler, endamlı geyikler, nazlı                             için bir zaptiye görevlendirir. Netice-
              karacalar,  derelerde  balıklar  ruhları                            de yanlış anlaşılma olduğu ortaya çı-
              besleyen birer hediye olarak gönde-                                 kar ve teyit için İstanbul’a konu hak-
              rilmiş Yüce Yaradan’dan.  -Şu  dağda                                kında telgraf çekilir. Vali bey, telgraf
              dolaşırlardı sürü sürü, -Şu taraftan                                sonucu gelene kadar misafirlerini
              gelirdi sesleri, -Şu taşın başında gör-                             rahat edebilecekleri bir eve yerleştirir.
              müştüm, orda ne işin vardı?,-Şunun                                  Bu gözaltı boyunca Vali Bey, kendile-
              güzelliğe bak hele. Eskilerin gözleri-                              rine iyi davranılacağını taahhüt ede-
              nin içi gülerdi bu güzellikleri anlatır-                            rek, yanlış anlamalardan dolayı özür
              ken.                                                                diler.  Gözaltının üç gün süreceğini
              Kadim şehir Gümüşhane, her zaman   Güney Kensington bölgesini temsi-  öğrenen gezginler, bu zamanı değer-
              seyyahların dikkatini çekmiştir. Na-  len İngiltere Parlamento üyeliği yap-  lendirmek için kasabayı gezerek fo-
              sıl çekmesin ki? On binlerin denizle   mıştır.                      toğraflar çekerler. Vali bey gezginlerin
              buluşmasını sağlayan tepeler, antik   Percy, Gümüşhane’ye Trabzon istika-  hizmetine yerel bir avcı görevlendire-
              kavimler Diriller, Tizanlara ev sahip-  metinden Zigana dağını at arabasıyla   rek en iyi keklik alanına (kekliklerin
              liği yapan yerleşim yerleri, İpekyolu   aşarak ulaştığını belirtmektedir. Ziga-  çok olduğu) gitmelerini tavsiye eder.
              durağı,  hanlar,  kervanlar,  madenler   na’dan geçerken günümüzde de hala   Gezginler dağlarda çok sayıda kırmızı
              yatağı…                           bizleri hayrete düşüren o doğa örtüsü   bacaklı keklikle karşılaşırlar. Birlikte
              Sene 1898… Günümüzden tam 121     ve iklim farklılığının kendisini çok   gidilen av sonucunda, tuzaklara hiç-
              yıl önce Earl Percy ve arkadaşı bir yaz   etkilediğinden bahsederek, zirveden   bir kekliğin düşmediği not edilmiştir.
              günü Gümüşhane’ye uğramıştır. Earl   Gümüşhane tarafına dönünce birden   Lakin Gümüşhane’nin doğasını ve
              Percy’in tam ismi Henry Algernon   yalçın kayaları, dik vadileri gördüğü-  özellikle dere içlerindeki kuşburnula-
              George Percy’dir. 1897 – 1899 yılları   ne inanamadığını, şaşkınlığını gizle-  rı çok beğendiklerini belirtmişlerdir.
              arasında Türkiye’ye üç ayrı ziyarette   yemediğini ifade ediyor. Yola devam   Percy kasabada kendisini etkileyen
              bulunmuştur. 1898 yılında Anka-   ederken Torul Kalesinden de etkilen-  tek mimari yapının dış duvarlarında
              ra’dan  başlayarak Trabzon-Gümüş-  miştir. Sonrasında doğal bir Mağara   Ani harebeleri üzerinde  çok yaygın
              hane-Bayburt istikametiyle Halep’e   iken han olarak düzenlenmiş, Mağara   kullanılmış taş oymacılığın güzel bir
              kadar gitmiş, tuttuğu günlükleri ve   Hanlarında kaldığını,  mağara içinde   örneğini  barındıran  Ermeni  kilisesi
              çektiği fotoğrafları sonrasında kitap-  gördüğü izlerin gerçek bir ayı’ya ait   olduğunu belirtiyor. Nihayet İstan-
              laştırmıştır. Gümüşhane’ye de uğra-  olduğuna inandığı söyleyerek, iki   bul’dan  Sör Philip  Currie’den  gelen
              dığı bu seyahatini, Asya Türkiye’sin-  odalı bu handa sabah olunca izlerin   telgraf üzerine gezginler yollarına de-
              de Bir Günlükten Notlar (Notes    tavandan sızan su izleri olduğuna ka-  vam ederler.
              From a Diary In Asiatic Turkey) is-  naat getirmiştir. Handan ayrıldıktan   1898  Yılındaki  Gümüşhane’mi-
              miyle 1898 yılında Lord Warkworth   sonra öğlen vakitlerinde Gümüşhane   zi, Percy’nin hatıratlarında çok hoş
              adıyla yayımlamıştır. Kitaplarını   kasabasının kurulduğu tepenin ete-  detaylarla görebiliyoruz. Percy, o
              1899 yılına kadar Lord Warkworth,   ğinde ayva ve kiraz bahçeleri arasında   kadar etkilenmiş olacak ki; Gümüş-
              daha sonraki yıllarda ise Earl Percy   uzanan bir köye ulaştıklarını (Dalta-  hane’den, usta avcılar ve zabit kont-
              ismiyle yayımlamış olan Percy, Nort-  ban veya Rüfene) ve şimdiye dek hiç   rolünde gittiği keklik avından hayali
              humberland Dükü’nün büyük oğlu    görülmemiş büyük üzümlerden bazı-  cihan değecek bir kare ile o anları
              olup 1895 – 1909 tarihleri arasında   larını yemek için bir handa oturduk-  dondurmuştur.


             54  OCAK 2020
   51   52   53   54   55   56   57   58   59   60